Please wait…

 
Select a verse to play
Turkish - Elmalili Hamdi Yazir - 1
Ve Âdem´e isimlerin hepsini ögretti, sonra onlari meleklere gösterip: "Haydi davanizda sadiksaniz bana sunlari isimleriyle haber verin." dedi. ﴾31﴿ Dediler ki: "Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize ögrettiginden baska bir bilgimiz yoktur. Süphesiz sen bilensin, hakîmsin". ﴾32﴿ (Allah): "Ey Âdem, bunlara onlari isimleriyle haber ver." dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onlari haber verince, (Allah): "Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarini bilirim, sizin açikladiginizi da, içinizde gizlediginizi de bilirim" dememis miydim?" dedi. ﴾33﴿ Ve o zaman meleklere: "Âdem´e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler. Yalniz Iblis dayatti, kibrine yediremedi, inkârcilardan oldu. ﴾34﴿ Dedik ki: "Ey Âdem, sen ve esin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediginiz yerde bol bol yeyin, fakat su agaca yaklasmayin, yoksa zalimlerden olursunuz." ﴾35﴿ Bunun üzerine seytan onlari(n ayagini) oradan kaydirdi, içinde bulunduklari (cennet yurdu)ndan çikardi. Biz de: "Birbirinize düsman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardir." dedik. ﴾36﴿ Derken Âdem Rabb´indan birtakim kelimeler aldi, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir. ﴾37﴿ Onlara dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benim tarafimdan bir hidayet rehberi geldiginde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardir. ﴾38﴿ Inkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem ehlidirler. Orada ebedî olarak kalacaklardir. ﴾39﴿ Ey Israilogullari, size verdigim nimetimi hatirlayin, bana verdiginiz sözü tutun ki, ben de size verdigim sözü tutayim ve sadece benden korkun! ﴾40﴿
Al-Baqara

وَعَلَّمَ آدَمَ الْأَسْمَاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلَائِكَةِ فَقَالَ أَنْبِئُونِي بِأَسْمَاءِ هَٰؤُلَاءِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ ﴿۳۱﴾ قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا ےۖ إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ ﴿۳۲﴾ قَالَ يَا آدَمُ أَنْبِئْهُمْ بِأَسْمَائِهِمْ ےۖ فَلَمَّا أَنْبَأَهُمْ بِأَسْمَائِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُلْ لَكُمْ إِنِّي أَعْلَمُ غَيْبَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ ﴿۳۳﴾ وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَىٰ وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ ﴿۳۴﴾ وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ ﴿۳۵﴾ فَأَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ ےۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ ےۖ وَلَكُمْ فِي الْأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ إِلَىٰ حِينٍ ﴿۳۶﴾ فَتَلَقَّىٰ آدَمُ مِنْ رَبِّهِ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ ﴿۳۷﴾ قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَمِيعًا ےۖ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنِّي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ ﴿۳۸﴾ وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ ےۖ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ ﴿۳۹﴾ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا بِعَهْدِي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّايَ فَارْهَبُونِ ﴿۴۰﴾